Yükleniyor...

Aşk yap, çocuk yapma! Kantinden doğum kontrol hapı al; İhsan Doğramacı’nın BİLKENT Üniversitesi

bilkent üniversitesi logo vektör vectör öğrenci işleri kayıt Aşk yap, çocuk yapma! Kantinden doğum kontrol hapı al; İhsan Doğramacı’nın BİLK...

bilkent üniversitesi logo vektör vectör öğrenci işleri kayıt
bilkent üniversitesi logo vektör vectör öğrenci işleri kayıt


Aşk yap, çocuk yapma! Kantinden doğum kontrol hapı al; İhsan Doğramacı’nın BİLKENT Üniversitesi


Doğramacı'nın Üniversitesi

15 Mart 2007 tarihli İnternet sitelerine ve basına düşen bir habere göre "Üstün Hizmet Ödülü'nün Prof.Dr. İhsan Doğramacı"ya verileceği duyuruluyordu.

Haberde; TBMM Onur Ödülü'nün, bu yıl Prof.Dr. İhsan Doğramacı'ya verilmesinin kararlaştırıldığı, TBMM Başkanlık Divanı'nın, Meclis Başkanı Bülent Arınç başkanlığında toplandığı aktarılıyordu.
Arınç, toplantının ardından yaptığı açıklamada, bu yılki TBMM Onur Ödülü'nün Prof. Dr. İhsan Doğramacı'ya verilmesi kararının alındığını söylüyordu.

Kararın oybirliğiyle verildiğini kaydeden Arınç, Doğramacının "Kurduğu üniversiteler ve Türk eğitim hayatına sağladığı büyük katkılar, tıp alanında yapmış olduğu akademik çalışmalarla sağladığı başarılardan dolayı aday gösterildiğini" üstüne basa basa anlatıyordu.

Arınç'ın, Mason Üstadı olan Doğramacıyı yere göğe sığdıramadığı, iltifatlara boğduğu bu açıklaması aklıma Konya Buldan'da Doğramacı ve Üniversitesi hakkında söylediği
sözleri getiriyordu. Arınç, Doğramacının üniversitesinde ahlaksızlığın, fuhşun, kol gezdiğini anlatıyordu. Masonluğun sapıklık olduğunu, masonların Hiram Usta'nın kulları olduğunu iddia ediyordu ve şunları söylüyordu:

"Sayın Doğramacı'nın Ankara'da kurduğu hususi bir üniversite var. Bilkent Üniversitesi milyarlık bütçelere sahip bu üniversite. Bu üniversitede özgür bir düşünce ortamı var, güya... Bu üniversitede özgür bir okuma, tahsil, öğrenim imkanı var. Dahası iş o dereceye gitmiştir ki, bugün İngiltere, Hollanda da Almanya da, Danimarka da homoseksüellik resmen kanunla kabul edilmiştir. Artık bu ülkelerde erkek erkeğe evlenmektedir. Bugün erkekle erkeğin nikahını kıyan İngiltere, kadınla kadının, homoseksüel ve lezbiyen ilişkiye serbestiyet tanınan Avrupa'nın çağdaş uygarlık adına işlenen cinayetler bizim ülkemize de yansıyor. Çağdaş uygarlık deyip arkasından koştukları bu Lüt kavmindeki rezilliklerin hiç birini biz kabul etmiyoruz Konyalılar...
İnsanlık vasfını kaybetmiş köpeklerden daha adi bir yaşayış içinde hiç birimiz yaşamak istemiyoruz. Biz en güzel ahlakla yaşamak istiyoruz. En güzel ahlakın ülkemizde hakim olmasını istiyoruz.


Çağdaş uygarlık adına Bilkent Üniversitesi'nde işlenen rezalete dikkatinizi çekiyorum. Bilkent Üniversitesi'nin kantininde çizi krakerden daha çok, sigaralardan daha çok satılan bir şey var... Doğum kontrol hapları. Bilkent Üniversitesi kantininde şu yazılı; "Aşk yap çocuk yapma" Doğum kontrol hapı ve prezervatif peynir, ekmekten daha çok satılıyor.
Şimdi bu Ankara'da bir üniversitedeki olay!..  Milyarlık bütçelerle insanlarımızı kısırlaştırmak ve çocuktan mahrum etmek için cinayet işleyenler..."

Dün, Doğramacı ve Üniversitesi için bunları söyleyen Arınç, bugün Doğramacı'ya övgüler yağdırıp, öperek TBMM onur ödülünü veriyordu. Doğramacı ise kendine ve üniversitesine bu sözleri söyleyen Arınç'ın elinden gülümseyerek ödülünü alıyordu. Neyse biz dönelim, Arınç'ın verdiği ödülle ilgili açıklamalara;

"...Arınç, Onur Ödülü'ne layık görülen Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın herkes tarafından tanınan mümtaz bir şahsiyet olduğunu ve 20 sayfalık biyografisi bulunduğunu söyledi.  TBMM Başkanlık Divanı sonrasında gazetecilere açıklamada bulunan Arınç, gündemlerindeki çeşitli konuları ele aldıklarını kaydetti. Arınç, bunlar arasında; giyecek yönetmeliğinin değiştirilmesi, yurtdışına gönderilecek uzman yardımcılarıyla ilgili esasların belirlenmesi, İstanbul Milli Saraylarda yeni açılan Halı Müzesi, yurtdışından Türkiye'yi ziyaret edecek bazı meclis başkanlarıyla ilgili kararlar aldıklarını bildirdi. Bugünkü toplantının en önemli gündem maddesinin  Onur Ödülü ve Üstün Hizmet Ödülü'nün belirlenmesi olduğuna işaret eden Arınç, geçen yıllarda Başkanlık Divanının, TBMM adına Onur Ödülü ve Üstün Hizmet Ödülü verilmesini kararlaştırdığını, bunun için bir yönetmelik hazırlandığını ve uygulamanın da 2 yılda ortaya konulduğunu ifade etti. Onur Ödülüne ilk olarak 2005 yılında Gazi Yaşargil'in layık görüldüğünü hatırlatan Arınç, düzenlenen törenle kendisine takdim edildiğini belirtti.

Üstün Hizmet Ödülü'nün ise Türkiye'nin her tarafından tüm illerden, halkın mutluluğu, refahı, eğitimi, sosyal refahı için katkıda bulunan tüm kişilere verildiğini kaydeden Arınç, bunun için valiliklerin ve milletvekillerinin aday gösterebildiğini anlattı.

Bu konuda çok sayıda talep olduğuna dikkati çeken Arınç, bunu öncelikle Kültür Sanat Yayın Kurulunun değerlendirdiğini bildirdi. Geçen hafta Kurulun, çalışmalarını tamamlayarak ödüle layık görülenlerle ilgili bir listeyi kendilerine sunduğunu, bunun da Başkanlık Divanında benimsendiğini kaydeden Arınç, şöyle konuştu:
"Geçmiş yıllarda aday isimleri açıklandığında, bunların bazılarının siyasetçi, sanatçı, futbolcu veya kendi sahalarında başarılı insanlar olduğu görüldü. Kültür Sanat Yayın Kurulu da, Başkanlık Divanımız da özellikle bürokratların, siyasetçilerin aday gösterilmemesi konusunda bir ilke kararı aldı. Sanatçılar veya futbol dünyasının yıldızları konusunda farklı düşünceler olabileceği gerekçesiyle Üstün Hizmet Ödülümüzün dışında tutulması gerektiği kararı alındı. Bu ilkeleri, Başkanlık Divanımız aynen benimsediği  için bu yılki ödüllerde de aynı kriterler gözetilmiştir."

Dün hakaretler yağdırdığı Mason üstadı Doğramacı'nın, bugün 150 aday arasından seçildiğini vurgulayan Arınç, Doğramacı'ya övgüler yağdırmaya devam ediyordu:

"Arınç, Üstün Hizmet Ödülü'ne layık görülen pek çok isim olduğuna sevindiklerini, bunların kiminin hayırsever, kiminin işadamı ve kurumlar olduğunu kaydetti. Arınç, "Biz bunların Türkiye'de yaşamasından, büyümesinden, yardımlarını ve çalışmalarını artırmasından büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Üstün Hizmet Ödülü için belirlenen 47 kişi ve kurumu kutlayan Arınç, "Şüphesiz başka adaylar da vardır. Teklif edilmemiş de olabilirler. Burada yer almayan, kimbilir kimsenin haberi olmayan çok değerli insanlar da vardır. Bize ulaşan 150 aday arasından üçte birine ödül verilmesi konusunda Başkanlık Divanında karar verildi" dedi.
Onur Ödülü'ne oybirliğiyle Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın seçildiğini bildiren Arınç, "Kendisi, herkes tarafından tanınan mümtaz bir şahsiyettir" dedi.

Doğramacı'nın 20 sayfalık bir biyografisi bulunduğunu, 91 yaşına ulaşan değerli bir insanın hayat boyu yaptığı işlerin görülebileceğini anlatan Arınç, 1915 yılında Erbil'de doğduğunu, 6 dil bildiğini, dünyanın pek çok kuruluşunun başkan veya üyesi olduğunu, Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile birlikte yurtiçinde ve dışında pek çok nişan ve ödüller kazandığını kaydetti.

Türkiye'nin ilk özel üniversitesi olan Bilkent bir mükemmeliyet merkezi olarak planlanmıştır. Nitekim;
Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi başına en çok bilimsel yayın yapan üniversite olduğu gibi, merkezi yerleştirme sistemi ile 1995 üniversite sınavına giren öğrencilerden matematikte en yüksek puanı alan ile ilk yüzden 55'i, fen puanında ise ilk 100 öğrenciden 50'si Bilkent Üniversitesini tercih etmişlerdir. Ayrıca son 8 yılda kütüphanesine en çok kaynak ayrılan üniversite olma özelliğini de taşımaktadır. Bu kütüphane sadece Bilkent camiasına değil herkese senenin 362 günü açıktır..."
Arınç Doğramacı'nın Üniversitesindeki, prezervatiflerden, doğum kontrol haplarından, lezbiyen ve homoseksüellerden bahsediyor ancak bir şeyi görmezden geliyordu. Yıllarca Kuşadası gibi turistik yerlere sokulmayan Gay ve Lezbiyenler AKP hükümeti döneminde hür ve kabul edilmiş olarak boy gösteriyorlardı. 03.06.2007 tarihli Ege TV Ana Haberlerinde;

Homoseksüel ve Lezbiyenlerin AKP devrindeki saadetlerini gösteriyordu.

(Ergün Poyraz, Musa’nın Mücahidi, Togan Yayınları, 2007)

***
NOT: İhsan Doğramacı YÖK denen kurumun kurucusudur. Ana dili gibi İbranice bilirdi.Ayrıca Avrupa’daki Yahudilerin konuştuğu Ladino denilen İspanyolca-İbranice karışımı lisana da hakkıyla vakıftı. (Akademi Yönetimi)
yüksek öğretim kurumu 3027721303854003173

Yorum Gönder

Ana Sayfa item

Bu hafta öne çıkanlar

E-posta bültenine kaydol