Yükleniyor...

Ölü defnedildikten sonra telkin meşrudur

Ölü defnedildikten sonra telkin meşrudur Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ölüyü defnettikten sonra kabrin başında durur ve “Kardeşinize istiğfar...

Ölü defnedildikten sonra telkin meşrudur
Ölü defnedildikten sonra telkin meşrudur


Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ölüyü defnettikten sonra kabrin başında durur ve “Kardeşinize istiğfar edin. Allâhü Teâlâ’dan (suallere) cevapta ona sebat isteyin. Zira o şimdi sual olunmaktadır.” buyururdu.

İhyâu Ulûm’da geçen şu hadîs-i şerîf de telkînin sünnet olduğuna delildir:

Ebû Ümâme el-Bâhili (r.a.) vefat edeceği sırada şöyle dedi: Yâ Saîd! Ben öldüğüm zaman bana Resûlullah’ın (s.a.v.) bize emrettiği gibi yapın. Muhakkak Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz vefât ettiği zaman kabre defnedilip üzerine toprak konulduktan sonra, biriniz kabrinin başında ayağa kalksın ve ‘Yâ Fülan ibni fülâne’ desin. O meyyit cevap veremez, ama duyar...”

Kudûrî şerhi el-Cevheretü’n-neyyire’de “Ehl-i sünnete göre ölüye telkîn meşrûdur. Çünkü Allâhü Teâlâ ölüye kabirde hayat verir.” denilmektedir.

“Defnolunan ve mükellef Müslüman ölü hakkında telkîn verilmesi meşrûdur. Kabre defnolunmasını müteakip sâlih bir kimse kalkıp ölünün yüzüne karşı durur ve ona hitaben telkînde bulunur…”
telkin 1586765164268864506

Yorum Gönder

Ana Sayfa item

Bu hafta öne çıkanlar

E-posta bültenine kaydol