Yükleniyor...

“İSRAİL, Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlüdür.”

“İSRAİL, Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlüdür.” “İSRAEL, Türkiye’de İsrael’de olduğundan daha güçlüdür.” Bu söz Prof. ...

“İSRAİL, Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlüdür.”
“İSRAİL, Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlüdür.”





“İSRAEL, Türkiye’de İsrael’de olduğundan daha güçlüdür.” Bu söz Prof. Dr. Yalçın Küçük’e aittir ve /Kalemler kılıçlar/ sitesinin başında yer almaktadır.



İsrail Türkiyede niçin çok güçlü olmuştur? Bu iddia ve hükmün gerekçeleri nelerdir?
Türkiyelilerin bundan haberleri var mıdır?


İkinci Meşrutiyetten (1908) sonra Türkiye, Yahudi nüfuzu ve tesiri dairesi içine nasıl girmiştir?
Yirminci asırda Yahudiler Akdeniz havzasında iki devlet kurdular iddiası mübalağa mıdır yoksa gerçeğin kendisi midir?


Yazık ki, on milyonlarca vatandaşımızın bu iddialardan, bu soru ve konulardan haberi yoktur.
Halk yığınları kötü medya tarafından afyonlanmaktadır.


Futbol, magazin, seks, müstehcen yayınlar. Kısır politika tartışmaları, şarkı söyleyen kedi, gülen horoz, donu düşen manken, çapkın futbolcunun yatak maceraları gündemin birinci maddesi haline gelmiştir.


İdeolojik vesayet eğitim sistemi genç nesilleri iyi ve vasıflı Türkiyeliler olarak yetiştiremiyor.
Polemikler, dövüşler, tartışmalar bir kısım halkı cezb ediyor ama gerçek tarihe olan merak çok zayıf.


Türkiye’de bir milyondan fazla Kripto Yahudi olduğunu biliyor muyuz? 
Yine bir milyondan fazla Kripto Hıristiyan vatandaşımız bulunduğundan haberdar mıyız?
Türkçeye benzeyen birtakım isimlerin ve soyadlarının ardındaki derin manalar ve ilişkiler hakkında özet de olsa sağlam bilgilere sahip miyiz?


Bütün bu soruların cevaplarını en doğru şekilde verecek tarih kurumlarımız, ilmî araştırma enstitülerimiz, bilgi bankalarımız var mıdır, yok mudur?


Her sene çeşitli hizmetler için milyarlarca dolar toplayan ve harcayan Müslüman kesimin beyinleri niçin böyle müesseseler kurmuyor?


Birinci dünya savaşından sonraki mütareke devrinde galip devletler tarafından işgal edilmiş olan İstanbul’dan bir yat, derununda yirmi iki ton altınla Karadenizden Tuna yoluyla Avrupaya gitmişti. Bu altınlara ne oldu? Geri getirildiyse kimlere verildi?


Müslümanlar iktidar oldular ama Ayasofya hâlâ kapalı. Niçin? 
Ülkemizde bunca Müslüman tarihçi var ama yirminci asrın ilk yarısında Akdeniz çevresinde kurulan iki Yahudi devleti ile ilgili kaç ciddî araştırma var?


İsrail Türkiye’de İsrail’de olduğundan daha güçlü müdür, değil midir?
Bir vilayetimizdeki Kripto Yahudiler niçin bu kadar güçlü?
Kripto Yahudiler bazı İslamî hiziplerin, grupların, cemaatlerin içine sızmış mıdır?
Bu soruların cevaplarını vermek bana düşmez.


Müslümanların milyarlarca dolarını toplayan güçlü ve zengin kişi ve kuruluşlar konunun uzmanlarını çalıştırıp cevap versinler.

(İkinci yazı)

Kısa Notlar

O meşhur aile İran kökenlidir. Meşhed Yahudilerindendir. Dıştan Müslümanmış gibi görünürler ama asıl kimlikleri Yahudiliktir. Dindar Yahudi değildirler. 


**


Otuz senedir olup bitenler, yaşanan facialar, dökülen kanlar Müslüman Kürtlerin işi değildir. Kürt meselesinin ardında Kriptolar vardır.


**


Bir kimsenin Kripto Yahudi olup olmadığından şüpheleniyorsanız, onun para ile olan muamelesine bakınız. Paraya tapıyorsa, para için çıldırıyorsa, en büyük emeli süper zengin olmaksa yüzde doksan beş Kripto Yahudi olması ihtimali vardır.


** 


Din, iman, İslam, Kur’an, Sünnet, Şeriat hizmetleriyle darphane gibi para kesip zengin olanlara dikkat!


**


Halkın bir kısmı o kadar pusulasız ve dümensiz kaldı ki, Deccalları ve Süfyanları Müslüman büyüğü sanır oldu.


**


Risale-i Nur hizmetleri, Nurcu olmayan Müslümanları yakından ilgilendirir. Çünkü Risale-i Nurlar Ümmetin malıdır; iman İslam Kur’an Şeriat hizmetleri yapılmaktadır. Risale-i Nurları tahrif etmek isteyenler var. Bunlara Ümmetçe engel olunmalıdır.


**


Ümmet diyorum… Ümmet kaldı mi ki… Din kitaplarının satırlarında Ümmet yazılı ama sadrlarda (gönüllerde) Ümmet birliği kalmadı.


**


Fikir, medya, görüşlerini açıklamak hürriyeti var ama yalanın saltanatı hepsini gölgeliyor. Bunca hürriyet varken niçin bazı gerçekler haykırarak söylenmiyor?


**


Biz o eski salih ve muttaqi Müslümanları görsek onlara deli derdik. Onlar bizi görseler, bize Müslüman demezlerdi.


**


Zavallı Müslüman öğrenci!.. Babası onu paralı İngilizce kursuna göndermiş ama parasız Osmanlıca kursuna göndermemiş. Zalim baba, mazlum çocuk.


**


Keşke biri çıksa da ona sabah namazından bir saat önce telefon edip, uyan namaza kalk dese.


**


Beş yüz bin liralık lüks ve deccalî otomobilinde mağrur bir Nemrud gibi oturuyordu… 


**


Nefs-i emmaresinin kölesi bir gafil, nefsine ağır gelen doğru bir sözden pek gocunmuş, izzet-i nefsim rencide oldu diye söyleniyordu. İzzet-i nefsi batsın! 


**


Şehir büyüye büyüye, büyültüle büyültüle patladı. Hattata “Şehir bitti!” levhası yazdırıp, çerçeveletip görünür bir yere asacağım.


**


O herifin muhakkak büyük bir işkembesi var. Normal bir mideyle bu kadar yemek yenemez.
**


Kibar bir zat bendenizi tenkit etmiş. Tenkitleri (bence) tutarsızdı ama onu kibarlığından, efendiliğinden, nezaketinden dolayı tebrik ediyor, teşekkürlerimi sunuyorum.


**
Son cumayı küçük bir camide kıldım. Mekan doluydu. Beş kişi takkeliydi. Sünnet ve edeb elden gitti!
**
Emanetlerin ehline verilmediği bir ülkenin çökmesini bekleyin. Emanetler nelerdir: Başkanlıklar, memuriyetlikler, müdürlükler, makamlar, memuriyetler, işler, vazifeler, şarbaylıklar…
**
Halife, İmam, Emîr olmaya haris kimseye Ümmetin başkanlığı verilmez. İslamda riyasete talib olmak haramdır. Talib olmasa, matlub olsa, ehil değilse kabul etmek yine haramdır.
**
Küfrü seven ve beğenen kafir olur. Küfür ve dalalet nizamından razı olana küfür lazım olur.
**
Zulüm, baskı, tehdit devirlerinde bazı şeyler yazılıp söylenemiyordu. Haklı veya haksız mazeretler vardı. Şimdi, yüzde yüz olmazsa da hayli geniş bir hürriyet var. Vatandaşlar dinlerinden, inançlarından dolayı tehdit edilmiyor. Artık susmak caiz olmaz. Gerçekler mutlaka Müslüman halka anlatılmalıdır.
**
Çocuklarını gerçek İslam Mekteplerinde okutmayan bir İslam toplumu yıkılmaya, esarete, rezil ve rüsvay olmaya mahkumdur.


| Mehmet Şevket Eygi
23.10.2013
sabetayistler 6326526768220130289

Yorum Gönder

Ana Sayfa item

Bu hafta öne çıkanlar

E-posta bültenine kaydol